nehir düştü bir kelime
ateş sağdı ağır ağır
badem gözlü gökyüzü
uykuya durdu,
mateme sağır.
Söyle kandil
bu nasıl rüzgar,
kulağım kum torbası
kalkışmış bize çığlıklar.
ölüm nafile miydi
tanıksız mıydı bu yaşlı şölen,
kırkı çıkmıştı ağıtların
çoğu kırkına varmadan.
sus kandil
diri baş nefessizken biçare
sustuysan, sus…
döne döne parlarken sen her adımda
el vurdular turnalarına
sustuysan sen, hep sus…
sön kandil
seyreylersen bir daha, sön
masalsan beşiğinde yüreğime
ya sen beni
ya ben seni….
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Devamını Oku
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta