Gel sana göstereyim ömrümün mihenk taşını
Ezilmiş ruhum kaldıramamışım başımı
Yüzümde yüz bin katlı bir bina
İçimde sarhoş zerdüştler ve âmâ
Ağzımda kaç düğümlü küfür, boğazımda kaç el
Tanımadığım bir sürü insan eli var midemde
Sırtımda Güneş'i taşımışım gibi yorgunluk
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta