O karanlık günlerde, o karınlık yıllardı
Neler çektik, o geçilmez zorlu yollarda
Can güvenliği yok, insanlık yok olmuş
Hep perişan olduk, o meşum okullarda
Okumak bir dert, yaşamak başka bir dert
Bize bir yol göstermedi, o zalim namert
Perişanlık, can korkusu, adeta diz boyu
Ancak tepemize kılıç indi, hep sert sert
Öğrenciysen, kesinlikle ev verilmezdi
Çünkü öğrenciye hiç, güvenilmezdi
Çünkü toplumun, en çok suçlusu olmuş
Kimse bu halimizi, kesinlikle bilmezdi
Hangi güzergâhtan, mahalleden geçeceksin
Hangi sokağı, seç ip’te oradan geçeceksin
Bölünmüş semtleri, bir bir sınırlar çizilmiş
Kesinlikle bu sınırları, bu hattı bileceksin
Gençler birbirine, rakip idi düşman idi
Birbirine göre karşıdaki, kesinlikle hain idi
Ya sağcı olacaksın, ya solcu bu işin ortası yok
Bu iş seçmek karar vermek, kesin ve kati idi
Hem okumak, hem vatan kurtarmak
Görevimiz çok ağır, yok sarpa sarmak
Bu arada çalışıp, birde geçimi sağlamak
Yok, bizlere öyle, böyle, şöyle ırgalanmak
Bütün işler ve kararlar, yapılıyor karanlıkta
Ne bileyim kurtlar, çökmüş ayı’lar pusuda
Allahım o günler ne idi, gitsin gelmesin
Gençler ölüyordu, aleni sokakta yazıda
O yıllarda dönen, çevrilen, hileler dolaplar
Halen çözülmedi, o manalı gizli şifreli laflar
Aradan otuz yıl, daha zaman geçse çözülmez
Çünkü dolabın içinde, dönüyordu dolaplar
Anlatamıyorum, o günkü o karanlık mahşeri
Sınıfımın kapısı yok, bekliyor polisleri
Sınıf üçe bölünmüş, sağ, sol ve bağımsız
Kim okula doldurdu, faşist, kominis köpekleri
Koridorda dolaşıyor, silahlı komando askerler
Yinede durmuyor, kavga ediyor kavgacı neferler
Fırsat verilse, bir birinin avuç avuç kanını içecekler
Sınıfta ki o genç Ali’ler, Hasan’lar, Sefer’ler
Hepisi Anadolu’nun, gariban çocukları
Kim bunları ayırmış, bölmüş bu çocukları
Hepisine milletimden, olmayan isim koymuşlar
Hâlbuki hepisi Ahmed’in, Fatma’nın çocukları
Ah her gün ağlıyorum, o ölen arkadaşlarıma
Ah kim bu tufanı salmıştı, bu fakir yurttaşlarıma
Sabah aynı silah, akşam aynı silah, sıkılır
Kimse sahip çıkamıyordu, kalmıştı tek başlarına
II
Şimdi duman kalktı, bakın kimdi bunu yapanlar
En ağır şekilde, hesabını versin “adalete” bunlar
Bunca gencin, “beşbin kişinin” kanı yerde kalmasın
Evet, hesap versin bu millete; vampirik kan emenler
Perde gerisinde masonlarla, ballı toka tutanlar
Kan gözyaşı üzerinde, servetine servet katanlar
Bu zevatlardan, ne zaman hesap sorulacak
Ey! Bu ülkenin hukukunu, ellerinde tutanlar
Bütün yurdumuzu, düşmanla çevirmişlerdi
İran, Irak, Suriye, Rusya, Bulgar ve Yunan demişlerdi
Hiç mi? Bu ülkenin, milletinin dostu kalmamıştı
Türkün Türk’ten başka, dostu yok diye inletmişlerdi
Elin gâvuru at oynatıyor, ortadoğda, Arabistan’da
Biz kavga ediyoruz İran, Irak ve Yunanistan’la
Ticaretini artırmış almış, komşumun petrolunu, gazını
Komşumuzu düşman sanmakla, kalmışız zannın’la
Ah! Üzülürüm bu necip millete, hep tarih yazarlar
Tarihten ders almazlar, yinede tarih yazarlar
Her tarihin yazsı, muhakkak kanlı olur
Bize öyle söylerdi, tarihteki bu tarihi yazanlar
Tahsin derki, bitmedi bu kavgalar dertler
Adaletin kılıcı adil olursa, bunları paklar
Tuz gölüne baktım gölde’de tuz kokmuş
Adaletten sapmış milleti, düzeltmez tanklar
Ankara- 22.07.2010
Tahsin KoçKayıt Tarihi : 26.5.2012 15:01:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)