fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bir filim seyretmiştim.Şu anda konusunu bile hatırlamadığım bir filmin içinde geçen, oyunculardan birinin amatör bir kamerayla çektiği, kısa metrajlı bir filimdi.
Seyrederken mest olmuştum.Herhangi bir konu ya da oyuncu yoktu..Bir bina köşesiydi.Yerde sonbahar olduğunu anımsatan kuru yaprak parçaları vardı,birde hafif, naylon bir poşet.
Küçük bir esinti başladı ve yaprak parçaları bir merkezde girdap oluşturacak şekilde, yavaşça dönmeye başladılar..
Aynı anda poşet sanki es ...
Ben onu bunu bilmem..Öner Kaçıran sabaha kadar konuşabilir ama anlattıkları insana dair söyledikleri ve tarihin içinden biriktirdikleri öylesine büyüleyicidir ki, insanın kuş olup peşinden dolanası gelir..Daha da anlatsın ve daha da bileyim diye...
Tarih kokan şiirleri bence 10 numara..
Üstüne tanımam..
Bu bir yağ değildir...
Ben onu bunu bilmem..Öner Kaçıran sabaha kadar konuşabilir ama anlattıkları insana dair söyledikleri ve tarihin içinden biriktirdikleri öylesine büyüleyicidir ki, insanın kuş olup peşinden dolanası gelir..Daha da anlatsın ve daha da bileyim diye...
Tarih kokan şiirleri bence 10 numara..
Üstüne tanımam..
Bu bir yağ değildir...