Yapay yeryüzü güçlerinin arsız bir aşamaya geçme planları karşısında evrenin dolayısıyla yaşam sunulan yeryüzü dünyada, dünyanın kendisini tehdit edecek boyutta bir azgınlık gezegenler arası aldatıcılık boyutu kazanınca doğa töz boyut güç devreye girdi.
Bu süreçler bazen bir insanın yaşam süresi kadar olur.
İnsanlık tarihi boyunca bu anlamda sayısız birikim mevcut olmasına rağmen ortadoğu denen bir bataklıkta negatif yeryüzü gücü kavmi kendi sonunu hazırlayan bir azgınlığı Habil Kabil sürecinin bir parçası olarak yaşatmaktadır.
Mevcut dünya düzenini yıkarak üzerine yine kendilerine hizmet eden bir dünya düzeni kurmak adına dünyanın her yerinde sürekli ölümü gösterip sıtmaya razı eden tehdit politikasını her hedefe konan ülke de ki iç işbirlikçileri sayesinde ulaşmak istiyor. Emperyalizmin işbirlikçisi olan her yönetim balçıkla güneşi sıvar gibi dünya yanarken adeta saç tarıyor. Çünkü bugünleri önceden bilerek ve isteyerek görmeyerek hazırlıksız yakalandılar. Dost görünümlü düşmanın hedefi de bu değil miydi? Bu oyunun içine düştüler.
Irak, Libya ve Suriye yıkımından ders almadılar. Çünkü o yıkımın bir parçası oldular. Ne dedi Amerika tüccar başkanı Suriye'de ki bin yıllık hedefimize ülkemizi yöneten tek yetki sayesinde ulaştık. Bu ne anlama geliyor? Bop projesi eşbaşkanı ve 2071 hedefi ile yana yana koyarak herkes gelinen durumu iyi anlasın.
Venezuela ve İran yakımından ders aldıkları da söylenemez.
Biraz da Çin ile oyalansın dünya her güç ötekine karşı gücünü ortaya koysun kimin güçlü olduğu anlaşılsın oyunu mu? Yoksa arka niyeti başka bir oyun mu?
Evrenin bu sahtekarlığa karşı denge sağlayan tesirini kimse hesaba katmasın yapay metafizik ile aldatıp hegemon yol alsın öyle mi?
Uluslararası ilişkiler bir bilek gücü gösterisinden ibarettir. Çoğu güçsüzlüğünü bu yolla saklar. Neden güç gösterisine döner sorusunun yanıtını ise ilave güç elde ederek güç kapasitesini artırmak amaçlıdır. Çünkü güç sürekli büyümez ise küçülür ve o boşluğu fizik kanunlarına uygun başka bir güç doldurur.
Bir gün dünyaya bir çocuk gelir. Toprak ananın ve kaya babanın oğlu olarak. Yer ata yurdu Anadolu'dur. Dünya o gün değişmeyi devrimi hak etmiş olur. O çocuk hiç hak etmediği bir bilinç yükselten durum yaşar. Yaşam görevi bilin siz. Bir ömür verir Anadolu'yu bir baştan bir başa aşar. Dili sese gelir doğudan batıya seher yeli gibi bir veli olup estim, batıda zulmü bitiren Türk'e sestim diyerek kısa bir özet geçer. Beş yaşında ilhamını bir başka veli 1975 yılında 2023 koşuğu ile Barış Manço tarafından zamanın yolcusunun haberi verilir. Gün olur karanlık sicil görevi tamamlanır. Ve tam da ilk yarası aynı yer tarafından aynı yerden aynı günde bir kez daha kanatılır. Zulmün kurşunu namluyu tersine çevirerek ayağına sıktığı gün o gündür. En uzun gecede kitap kılığında gemisinin kaptanı olarak gemi kılığında kitabı ile şer denizine (susuz deniz şer denizi sosyal ağlar) iner. Şerin amiral gemisini Anadolu da batırır. Sonra bir de kozmik tufan delili olması için canlı ölüler ibretini anlatmak için zulmün en tepesinden birinin canının alındığına şahit olur. Yaşam boyu verdiği mücadeleyi başlar anlatmaya. On yılda yolculuğunu anlatır. Uyanışı farkındalık ile başlatır. Yarım kalan devrimi tamamlar. Uyanamayanlar hala enkaza umut bağlamıştır. Devrim yüz yıl önce sonsuzluğun devrimi olduğunu bildirmişti. Hatırlatılır. Sonsuza kadar da anlatılır ve anlaşılır.
▪️Önder Karaçay ▪️
Varlığın birliği ikiliği yok eder yaşatır dirliği
Fizik ötesi bir ışıktır varlığı, yeryüzüne sureti ile yansır bitirir darlığı
Alemleri yer değiştirir misafirleri ile birlikte ol karara yeryüzünde kim direnebilir?
Mutlak hak yaratır, yeryüzünde ne varsa o bütünün haktan bağımsız ve üstün olmayan parçasıdır.
Yaratılan yaratıcı değildir, içten dışa vuran da hasılı hakikat adına odur.
Sözlerden bal damlıyor ise duyduğun halde ne duruyorsun gelde payına düşen kadar bu deryadan doldur.
Sahnede sürekli bir dayatmanın oynadığı dünyaya bilet almışız
Kendi bilincimizin kararı ile gelmediğimiz dünyaya
Kimse fikrimizi dünyaya gelirken de dünyayı terk edene kadar da sormuyor
Toprağın suya hasret kalışı gibi devrim insanlığına Anadolu'da o Türk'ün us durgunluğu veren çabası ile kavuştu.
Bir Türk dünyaya bedeldir Atatürk dedi ve öyle olduğunu gösterdi.
Atatürk'ün askeri kurmay yurttaş ise çağ değişikliği yaparak dünya bir Türk'e bedeldir dedi.
Sözde Türk değil sözü ile özü uyumlu Atatürk gibi olduk.
Düşmanın gücü çok diye biz tarihimiz boyunca hiç korku nedir bilmedik. Bize düşmanlık edenleri eninde sonunda tarihe gömdük. Bir Türk'e dünya bedel dedik bunu da defalarca ispat ettik. Demir tozu o kanın yeryüzü sevgi gücü olduğumuz için Ergenekon da demiri erittik de bugünlere geldik. Ne zaman başımız bozguna hizmet etti ise biraz geriledik. Her çağı değiştiren sıçrayışımızı da bu hazırlığa borçlu bildik.
▪️Önder Karaçay ▪️
Şeytan herkesi kayıt altına alıyor. Bugün ki bilgileri yarın işine nasıl gelirse ona göre insanları aldatmak için kullanmak adına. Dünkü bilgileri de bugün tersine çevirerek kullandığı gibi.
Türk'ün ve insanlığının bir farkı var.
Kendi tarih ve insanlığının kayıtları yeri ve zamanı geldiğinde aldatanlara karşı gerçeği haykıran bir Türk karşılarına dikilsin diye gökyüzünde kozmik hafızada saklanıyor.
Silahlanma gizli düşmanlıktır. Gizli düşmanlıkların sanayisini büyüten siyaset anlayışı olduğu müddetçe dünya da barış fantastik bir söylem olmaktan öteye geçemez.
Barışın fantastik bir söylem olduğu dünya da bütün ekonomik kaynaklar silaha, düşmana ve savaşa harcanır. Bedelini ise silah, düşman ve savaş üreten temsilleri seçen toplumların tümü öder..
Her savaş ekonomik kaynakları ele geçirmek, gücü konsolide etmek için yapılır. Haliyle doğal olarak savunma ihtiyacı doğal kaynakları güçlü olan her ülkeyi silahlanmaya iter.
Dünya da güçlünün dayatmacı tutumu hukuk olduğu müddetçe birleşmiş milletler gibi kurumlar da barış gibi fantastik bir beklentiden ibaret başka bir oyalamadır. Güçü kapma yarışı karşı güce diş geçirme gücüne bağlı savaşa dönüşür veya asimetrik psikolojik bir didişme şeklinde sönümlenir.
Numaralı dünya savaşı serisi bitmiş değildir. Numara vermek de doğru değildir. Bugün büyük bir savaş güç dengesi dolayısıyla çıkmamış olsa bile savaş bitmiş sayılamaz çünkü o niyet ertelenir.
Silah gücüne sahip zorba ülkeler savaş üretmek istediklerinde bu tür bir sapkını o gücün karar vericisi yaparlar. Her sapkın karar verici de bir kukladır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!