Bir nefes başlatır her canda ilk yürüyüşü, bir başağın yüzünü güneşe döndüğü gibi
En ağır yük son nefesi taşımaya
Hayaller/Engeller
Başarılar/Yenilgiler
Sevinçler/Acılar şekillendirir insanı
Nasılsanız öyle yaşıyor olduğunuz gibi hareket ediyorsanız kıskançlık duyan insanları çoğaltırsınız.
Bu sizin suçunuz değildir.
Karşı tarafın kendisiyle olan toksik ilişkisi sonucu gelişir.*
Anlaşılmamış olmakta aynı sonucu üretir.
♾️▪️Önder Karaçay ▪️♾️
Gemiye su aldıranlara alkış olma! Yorulmadı mı ellerin, yüreğin bağımlı kölelikten.
Maddi ve manevi enerjini sömüren sömürgenlere kaptırma kendini ve dengini.
Yaşamın pozitif yüzünün de olduğunu unutma ve göster rengini.
Solmadığımız halde
Bizi toma ile suladılar
Birleşerek bir orman gibi büyüdük
Karşılarına dikildik
Ağaçlar kesilmesin diye
Gençlerimizi budadılar
Toplumun gözü önünde, kitle imha silahı medyanın kucağında yeni bir emperyalist umut büyütüyorlar hiç utanmadan, hiç ders almadan mevcut tek adam rejimi yeter ki devam etsin diye!
Bırakın kamulaştırmayı konuşmayı meclisten ülkenin halkın ortak iradesi ile yönetilmesi istenmiyor.
İstiyorlar ki koca ülke sürekli bir kişinin iki dudağı arasında kalsın hakkını almak için tek adama yalvarsın dursun.
Bal tutan parmağını yalar sözü sömürücü bir kültürün içimize yerleştirdiği bir sözdür.
Bal tutup parmak yalayanlar bunun ispatıdır.
Tarihin hangi sahnesi buna şahitlik eder?
Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabın yankısı dünyada çok hızlı bir şekilde iyilik devrimi talebi karşı kötülüğü çok rahatsız etti.
İç kötülükte harekete yine 1950 başlangıç bakiyesi üzerine kurulu yapıldı.
Harekete geçelim diye bir benzer kötülük niyeti bir davet ile geldi.
Evrende iki güçlü enerji var.
Biri çoğunluğun gücü korku enerjisi. Korku enerjisini misyoner sömürgecilik kullanır. Her soygunun başarısının temel gücü korkudur.
Korku, geçmişin soygun konusunda en tecrübeli parçasıdır.
Gözleri hülyasının yaktığı ateşler içindeydi
Belleğindeki görüntüleri kovalamış gibi
Hayatında bir tek almayı bilenleri biliyordu
Ölümse bir ayrıntıydı
Anlatılmamış hikayelerle doluyuz. Anlatılmış olanlar da okuyan ve dinleyen bir toplum olmadığımız için bilinmediği için anlatılmamış gibi doğal bir enerji kaynağı olarak dopdolu duruyor.
Çünkü hikayemizi anlatmak istediğimiz
İnsanlarda bizim gibi dolu, onlarda anlatacak birini arıyorlar. Yaşam belkide bir arayış sürecidir. Bulduklarımızı bizden sonra birileri bulacak. Belki de bu sebeple arkeolojij bir derinlik geçmiş oluyoruz.
Sürekli kendine odaklı yaşadığımız için dinlemeyi ve sırayı ötekilere vermeyi bir türlü başaramıyoruz.
Kimsenin kimseyi anlayabilecek bir boşluğu kalmamış sanki, herkesin guncu daralmış.
Kalmadı kendimizi kendimize hikayelerimizi anlatmaktan başka kimsemiz. Kendimizle baş başayız.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!