Asgari ücret artışı açlık sınırının altında kalınca anlamsız tartışmalar sürüp gidiyor. Emekli maaşları da aynı şekilde devam eder gider.
Soyguncu sermayeye düşük gelire muhtaç ederek müşteri pas eden siyasi iradeden ve alternatif bir çare üretemeyen aynı soygunu devam ettirmek isteyen muhalif siyasetten çözüm beklemek en büyük uçurumdur.
Asgari ücreti yüz bin lira yapın eğer fiyat ayarlama yetkisi sermaye soyguncu yetkisinde olduğu müddetçe o artış kadar bu fark sermayeyi korumak için fiyatlara yansır soyguncu sermaye cep doldurmaya devam eder.
Fon deyince aklıma;
Hiç edilen Konut Edindirme Fonu geliyor.
Fon deyince aklıma;
Dünyayı, bozulan insanı bozanların doyumsuzluğu bozdu.
Ne dünya böyle bir yerdi ne de yaşam insana bunun için verilmişti.
Doğa geçmişte her yanlışın bedelini mutlaka ödetti. Bugünde ödetmeye başladı.
Ben ekonomistim bunlar ekonomiden anlamaz dayatması tek yetki siyaseti israfçı olarak iflas etmiştir.
Faizsiz ekonomi karşılıksız para basma yetkisini kodaman değişikliği yaparak gerçekleşmesi mümkün değildir. O kodamanlar arka planda yine küresel soyguncu çetenin yararına hizmet eder.
Karşılıksız para basarak ölü yatırım beton çıban insat ile Sürdürülebilir bir ekonomi mümkün değildir. Karşılıksız para basma karşılığı olan maddi değerleri çalma ve çaldırma hırsızlığıdır. Artı faiz tefeciliği ile birlikte son çeyrek yüzyılda özelleştirme talanı doğal kaynak talanı yaşam pahalılığı dayatması ile demografik yapı değişikliği dayatması sonucu küresel soyguncu ahtapun insafına kendini teslim ederek israf ve iflas ile sonuçlandı.
Tefeci bankacılık sisteminin tümünü kamulaştırma devrimi ile ulusun yönetime teslim ederek ve karşılığı olan maddi değerlerin takas sistemi ile faizsiz ekonomi mümkündür. Cumhuriyet devrimleri bunu yüz yıl önce kapitalizmi Anadolu da yıkarak yaptı. Yarım kalan devrimi tamamlayarak yine faizsiz ekonomi devrimini yapacağız.
İnşaat şirkine karşılıksız para basma yetkisi vererek kodaman değiştirmek saray ve tek yetki zulmünü iktidarda tutarak faizden daha büyük bir yıkım üreten ölü yatırım inşaata karşılıksız para basarak aktarmak ileride çok daha büyük bir bedel ödettirir. Bu bedel vatanı ve ulusu tehdit eden boyutta bir bedele dönüşebilir.
Ülkemizin falına baktırdık
Yükselenini sordular
Enflasyon ! dedik
Fallar da gerçeği haykırıyordu
Sonuçlar
🪃▪️ Son çeyrek yüzyıl da yetişen nesilleri neden kaybettik?
Bu ahlaksız çağın sorunu bir çocuğun dünyaya gözünü açar açmaz büyük bir insan gibi yaşamak zorunda kalıyor olmasıdır.
Bunun iki nedeni var;
✓ Aileler biz görmedik çocuklar görsün. Sonuçta ne gördüler doyumsuz, miskin ve kontrol edilmesi çok zor bir nesil ortaya çıktı.
✓ Her çocuğun ikinci ailesi koruyucusu devlet olması gerekir iken en büyük hatayı devleti temsil edenler kötülük toplumu üretecek araçları başta medya ve dijital teknolojiyi kötülük üreten yayınların önünü açması insanı iyileştirmek için yayılan yayınların önünü kesmiş olmasıdır.
Ters yönde gidiş arayı oyalama oyunu oynayarak açar ve maliyeti büyütür. Vatan ve ulusu koruyan yurttaş anlayışı bilinci devreye burada girer. Aldatma yarışı da fanatik bir fenalığa bu sebeple dönüşür.
Oyalama ile oy almaya ve yeniden hileler ile yetki alarak soygun düzenini sürdürülebilir yapmaya yeltenmek kendi sonunu hızlandırmak demektir.
Soyan azgın azınlık ile soyulan çoğunluk arasında madde güç farkı kapatılmaz boyutta açılmış ise bunu kozmik devrim son zulme son vererek zalimleri bitirerek yaşamı huzura kavuşturur.
Tek yetki ile devlet yönetilemez. Şirki zengin ederek soygunu büyüterek devleti ve ulusu şirke hizmet ettirmek büyük kayıplara sebep olur. Kişisel zenginleşme tehdit üreten felakettir. Herkes için zengin olması gereken tek yer kamu yararına eşit ve adaletli bir şekilde hizmet vermesi gereken devlettir.
Bunu fark eden bir toplumu hiçbir güç yeni bir tuzağa tehdit ve taviz ile düşüremez sezgisel farkındalık bilincinin ürettiği devrim ile zorba zalimlerin tümü birden tarih olur.
Kol kola girmiş sermaye ve siyaset toplumun tümünü iyi soysun ki!
Bir oya veya slogana her fanatiğin karnı doysun.
Bitti işte o soygun denizi.
Fanatik yöntemlerle balıkları yutanları yakalayıp yemeye başladılar.
Bir taraftan Suriye meselesi ile ülkemizi savaşa sürüklemek istiyorlar diğer taraftan içeri de sürdürebilir sömürge düzeni devam etsin diye her yolu deniyorlar.
Hiçbirine izin vermeyeceğiz.
Fanatizm de kendilerini kurtarmaya yetmeyince bu sefer telaş büyüdü.
O benimle boş zamanlarında konuşmak istiyordu.
Ben ise onunla konuşmak için boş zaman yaratıyordum.
Bir türlü denk gelmiyorduk birbirimize..!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!