Bir Sümer atasözü der ki;
Madem biliyorsun neden öğretmiyorsun? Boşa vakit geçirdin neye yaradı?
Dünyanın enlemleri, boylamları, merkezi değişiyor.
Yaşattığınız hiçbir acı
Yüzünüzü kızartmıyor
Başkalarının hakkını kızartıp
Yediğinizde de
Pişkin olduğunuzdan dolayı
Türk Bektaşi sevgi kültürünün nüktedan yüzü Nasreddin hoca bir gün ağaca çıkmış bindiği dalı kesen birine yere düşeceksin diye uyarmış.
Bindiği dalı kesen bu iyiliğe yere düşene kadar kulak vermemiş.
Dal kesildikten sonra yere düşünce uyanmış. Koşmuş Nasrettin hocanın peşinden sen benim düştüğümü bildin öldüğümü de bilirsin deyince bu sefer Nasrettin hoca umursamadan yolunda yürümeye devam etmiş.
Gün gelir zamanında yapmadıkların için pişmanlık duymayı öğrenirsin.
Yaşamak ne zaman durmak ne zaman durmamak, ne zaman susmak, ne zaman dinlemek, ne zaman konuşmak, ne zaman susmamak ne zaman itiraz etmek gerektiğini bilmektir.
Gerisi nedamet getirmektir
Kime ne zaman mesafe koymak gerektiğini kaçırır isen kötülüğe hizmet etmeye o kadar yaklaşmış olursun.
Bu dünyadan sorumsuz bir şekilde yaşayarak geçmeye gelmedik.
Her yapılan ve yapılmayan ile ya hak yedik ya da hak yedirdik.
Son çeyrek yüzyılda mevcut dikta rejimi ve yönetim anlayışını batı sömürüsü adına besleyip büyüten yazar, çizer, şarlatan kitle imha silahı aydını, şair ve gazeteci ne varsa Mustafa Kemal Atatürk'ü demokratik diktatör olarak suçluyorlardı.
İsteyen zaman gazetesi, yeni şafak vb gazeteler de yazılar yazan sözde entelektüel birikimi olduğu düşünülen işbirlikçi tayfa bugün kendileri ile yüzleşecek yüzleri olmadığı için ortadan kayboldular.
Yasama, yürütme ve yargı erki yok edilirken alkış oldular Cumhuriyeti yıkarak yerine hilâfet ve halife getireceğiz diye Türk ulusunun yararına olmayan siyasetin ortağı olmuşlardı.
Anadolu da kötülük üreten tüm unsurlar bir musibete dönüştüler.
Kadim kök doğu kültürünün ahlakı gücünü birleştirerek uyanış ile devrim üreten gücünü ortaya koydukça uyarıdan anlamayan azgın musibet devrimi doğuran sebep olmayı sonunda başardı.
Hakikat ahlakı ve adaleti karşısında hile adeta dansöz gibi oynamaya başladı.
Dün söylediklerini inkar etmeye, dün yaptıkları kötülükleri bugün savunamaz hale düştüler.
Anadolu da yaşanan zulmün sebebi şudur;
Üretim ve tüketim gücünün tümü kodamanların eline geçti.
Bir ama'nın üflediği borudan geliyordu musikinin sesi
Bu kadar mı titretir insanı, insanın nefesi
Görmediklerini seslendiriyordu!
Nereden geliyordu acaba bu hevesi?
Müziğin tanrısı olarak bilinen Apollon'un mağrur sazını
Bir asır önce bir avuç Türk dünyaya meydan okudu.
Sadece meydan okumakla kalmadılar.
Meydan okumak zorunda bırakan zorba ve saldırgan zalimliğin sahaya sürdüğü taşeronlarını denize dökerek yurttan düşmanı temizlediler.
Mükemmel olmaya ne gerek var
İyi insan olmak mükemmelliğe de yeter
İyi olsanız bile ilk hatanız da
En kötü olacaksınız unutmayın
Buna hazır olun, yoksa işiniz çabuk biter
Uzun yorgunluklarımı anlatabilecegim kısa cümleler kurmakla mesgulüm bu aralar.
Sırtımı yaslayabileceğim bir cümle henüz kuramadım!...
Gerçeği hataları çoğaltarak anlıyor insan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!