İlişkiler üzerine bildiğin nedir diye sor,
bütün bildiklerim, tükendi derken iç sesim,
bir başka pencereden bakan gözlerim
çok şey der. Yutkunarak, acıyarak boğazım.
Gönül kirliliği diye bir şey duydun mu cancağazım?
Hani kalbe ileri, geri giren ney düğü belirsizler,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çok anlamlı ve manidar dizeleriniz için sizi kutluyorum kaleminiz daim yazsın.saygılarımla....
ÇOK DOĞRU, BU GÖNÜL HERKESE MESKEN DEĞİL, SEVMEK YÜREK İSTER, TEBRİKLER, KALEMİNİZE SAĞLIK.
Gönül kirliliği diye bir şey duydun mu cancağazım?
Hani kalbe ileri, geri giren ney düğü belirsizler,
Kanı beş para etmeyen, ikircikli şahsiyetler, bildin mi?
Yağan yağmurlar bu gün temizledi onları,
Sen üzme canını, yüzünü dahi görmediğim sevdiğim.
İlişkiler üzerine güzel söylemler ve harika dizelerdi Belgin hanım beğeni ile okudum kutluyor saygılar sunuyorum...
Duyguların kıyısında ve ruhun derinliklerinde ne güzel imgeler örmüşsünüz .Tebrikler..
KALEMİNİZE VE EMEĞİNİZE SAĞLIK,
TEBRİKLER...
Sevgili şairem, inanılmaz güzellikte dizelerde ağırlandığımın şevkiyle yazıyorum..böylesi güzel bir yüreğe böylesine hitap edeninde yüreği bir inci tanesi gibi parlak ve bir o kadar da sevgi ve şefkat barındırır ancak...
işte bu dizeleriniz beni aldı götürdü..
Ruhun yıkanması kadar ferahlık veren duygu
nedir acaba bu dünyada merak ettin mi bebeğim?
Aynı kalbin karşılıksız senin için çarpmasından başka
ne olabilir ki insana huzur veren, yüzünü güldüren.
Hani bir gün, kocaman bir kalple gelirse sana doğru
koş ayakların acısa da aşka.
sizi yürekten kutluyorum...çok çok güzeldi..mükemmeldi..
saygılarımla..
tam puanımla..
Antolojimde..
önce yürek...
yüreğin derinlerden bir çığlığı gibiydi...
yaşanmışlıklara rağmen umuda uzanan eliydi...
ve nankörlükleri bıçak gibi kesen diliydi...
ve insan oğlu insana sözüydü..
şiirdi...
aktığı gibi...
etkileyeci bir anlatımdı değerli kalem...
güçlü bir sunumla...
saygılarımla kutluyorum...
selamlıyorum...
Bütün o kalleşlikler kirli ruhların,
karışık düşüncelerin bize hediyesi değil mi?
İncinen, savrulan, yamalı kalpler işte ondandır.
Hediye dediğin yüzde bir tebessümdür
unutma canımın inci tanesi.
güzel şiir için tşk.ederim
emeğinize sağlık...
www.salihseyhan.com
Kutluyorum bu güze şiirinizi ve kaleminizi, tebrikler...
Yürek gelip geçici konuklara çay molası sunmaz. Geleni bırakmaz, hele ki yüreğe yürek ikramı ile geleni asla ...
Kutluyorum sayın Belgin Turan...
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta