Onlar güneşin çocuklarıydı
Buğday başaklı tarlaların
Sekiz sekiz fabrika bacalarından
Taşardı umutları
Onlar dağların çocuklarıydı
Resimleri kent sokaklarının süsü
Ülkemin insan boyunda
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güneşe doğru uçan Güvercinlere bin selam olsun Sevgili Güler şiirini sitemde, www.mazlumzengin.com da haftanın şiiri seçtim sevgilerimi gönderiyorum sana kalemin hep yazsın diyorum.
artık bir hastalık oldu şiirlerinle anıları yeşertmek yeniden....
ne mutlu o beynine ve yürğine güler...
yüreğine sağlık şair...
GÜLER HANIM SİZİ SELAMLIYORUM bu yürekliliğinizden bu cesaretinizden bu denli devrim ve sosyalizme sahip çıkmanızdan dolayı tüm devrim şehitleri ve devrimci yoldaşlarımız adına o fondaki dilimize marş olmuş güney amerika ezilen sömürülen halklarının sembolu olan marş harikasınız yüreğinize sağlık
canım ablam seni seviyorum devrime ve sosyalizm inancımıza böylesine güzel bir şiir kattığın için yürekten candan kutluyorum seni o günleri yeniden yeşertme omuz omuza mücadelemizi ve onurlu davamızı perçinlediğin için sağol var ol canım ablam seni en içten devrimci duygularımla selamlıyoprum ve şiirde adı geçen tüm yoldaşlarımı kucaklıyorum onlarki herzaman ışığımız yolumuzun rehberleri olacaktır
sevgili güler ne diyeceğimi bilemiyorom .tebrikler
Bay Sabri ÖZCAN utanacak biri varsa senin gibilerdir.!
Ülkenin özgür olması emekçilerin ezilmemesini,
sömürüden kurtulmasını isteyen kapitalizme karşı olanların
Alınları ak mücadelesi haklıdır.
Denizi asanlar utansın diyerek senin gibi orta yolcular ortada duradursun..
Yolunuz neresi bilinen gerçeklerdir.
Gerçi senin orta yolcu bile olacak halin pek var görünmüyor da.
Utanmadan yediğin tasa işiyorsun diyorsun o kap senin babanın çiftliğimi
Neyin nankörlüğü?
Vatan birilerinin rahatı milyonların haksızca ezilmesi mi•?
Bu konuları şiir altında hiç yapmayı sevmiyorum yinede haksız hatalı yaklaşımlarda zorunlu olarak düşüncemizi şiir dışı yaklaşımlara koymamızda gerekiyor bu açıdan sevgili şairim kusuruma bakma lütfen
Kişinin niyeti şiire önce bakış koymazsa o bilinir ki bir polemikçidir
Karşı duruşun sesiyle “asari atikadır” yeriniz..
Şiir her zamanki özgün akıcılığında
Sen dik kaleminin şiir sesinin ışıldamasıyla ak pınarlarca
Onlar unutulmazımız hepsi birer geleceğe ışığımız
Tüm halk için düşenleri sonsuz saygı sevgimizle anar
Seni candan kutlarım sevgiler dostum
Güler seni seviyorum cansın dik duruşlara
Onlar güneşin çocukları olmaya devam ediyor...Buğday başakları kadar sarı ve gün batımı gibi kızıl ...Onlar hücre hücre,sokak sokak, direnmeye devam ediyorlar...Kapımızda yal'ladığımız itlere rağmen....Ve devam edecekler...Dev gibi yürekleri hiç susmayacak...Ve siz Güler hanım hiç durmadan atan bu dev gibi yüreklerin en güzel yerinde,işgal edilememiş mevzinde atmaya devam edeceksiniz...Yüreğinize sağlık....
Şiir bir bütündür, bütünün içinden cımbızla alınan bir sözcük ile şiiri yargılamak hatalı.. Hele işin içine çorba kasesini de karıştırırsanız cami duvarına şeytmekten bir farkı da kalmıyor..Hala mı göremiyoruz; devran öyle bir devran ki, kirletilmeyen
ne tencere ne kazan kaldı ortalıkta, ve kimsenin tepkisi yok..3 kuşak geleceğimiz borçlu sayemizde,
hesabını veren değil, SORAN YOK.. Her gün yeni bir tezgahla devletin dolandırıldığını okuyorken haberlerde, dolandıranlar baş köşede. Çocuklarının yurtdışındaki öğrenim masraflarını meccanen karşılayacak 'değerli dostları' olmayan bizim gibilerin; geçtik kendimizden, çocuklarımızın geleceğine duyduğumuz endişeler artarken, Ve bu ülkede yüzlerce düşünen, üreten insan ölümle susturulmuşken, Çorba Kaselerini önüne koyacağınız adresleri iyi tesbit etmeniz lazım..
Bu şiiri çorba kasesinin gölgede bırakmasına gönlüm razı değil.. Kutluyorum yüreğini Güler Dost..
Sayın Sabri Özcan'a bir şey söylemek istemiyorum.
'Bu ülke sizinle gürür duyuyor'Dediğiniz asker kaçağı (Yurt savunmasından kaçan)Mafya bozuntularını mı ,? Bayrağimizdaki hilalin yönünü beğenmeyip onu da değiştirmek isteyenleri mi ?
Övmeliydik bu yurdun bağımsızlığı için canlarını hiçe sayanları mı ? bu şiire karşı duruşunuz kadar bayrağımıza ve bu gün ülkemize yapılanlara yarısı kadar feveran gösterip tepki verdiyseniz ben sizden çorba kasesi adına da özür dileyeceğim.Uyanın efendiler bu ülkenin ak beyinli insanlarını asmakla kalmadılar arta kalanları da yakarak yok ettiler Sivas ta .Siz neredeydiniz o zaman.? Ben senin yürekli kalemini öpüyorum sevgili Güler Ataş .
Yılmayacağımızı bilsinler ki artık susma zamanımızın da bittiğini bilsinler.
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta