Hilâlin ince çizgisi tevhid diye asıldı semaya,
Karanlıklar çekildi, usulca nur saçıldı dünyaya.
Hoş geldin sultanım, hasret kalsam da yılın on bir ayı,
Vuslata erdi gönlüm, doğunca hilalinin yayı.
Ey Ramazan, sen hem ibadet hem ahlâksın,
Gönlümüze rahmetin, damla damla aksın.
Tövbe kapısı aralanır; hem gecesi hem gündüzü,
Gözyaşı kevser olur, yıkanır geçmişin kirli yüzü.
Beden oruçla uyurken, ruh secdeyle dirilir,
Perhiz ederken mide, kalbin yoluna girilir.
Teravihte; sıklaşır saflar, kucaklaşır yürekler,
Aynı duaya “Âmin” der; biri söyler bini ekler.
İftar sofrasını sanma; midenin, ekmeğin yeri,
Bir hurmayı paylaş ki; garibin gönlünde eri.
Zekâtla arınır malımız, fitreyle bereketlenir,
Ramazanla öğretir kula; bir lokma aş nasıl yenir.
Açlığı tadınca öğrendik; fakirin sessiz feryâdını,
Bir lokmanın kıymetinde, bulduk şükrün miftahını.
Susuz kalınca anladık; çölleşen kalplerin hâlini,
Bir yudum su söndürdü, nefsin harlı ateşini.
Affetmeyi öğretir bize , bu mübarek rahmet ayı,
Bir olunca gönüller, çağırır semâdan rızâyı.
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 11:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!