Öylesine geçiyor günler.
Öylesine akıp gidiyor ömür.
Alışıyor insan yaranın sızısına.
Yüreğin ağrısına alışıyor insan.
Sönünce hakikatin ışığı,
Cehalete doğru çaglayıp akıyor insan.
Sinekler gibi menfaate koşuşuyor insan.
Haktan bihaber gunahta yarışıyor insan.
Oysa ki; dünya, herkes için yük değil mi.
Kısacık ömre bu kavga, büyük değil mi.
Sanırsın baki oldu, ilelebet duracak.
Biliyorum gün gibi ömür de son bulacak.
Heyhat!
Yoruluyor insan.
Sudan sebeplerle ölüyor insan.
Gün be gün yok olup gidiyor insan.
Hep güçlü yürüyor, bu yol mu bozuk.
Cihan kazandırır mı bir parça yüzük.
Hep talan, hep yalan ömrüme yazık.
Bir alamette yüzüyor insan.
Bir lahza, dünya denen memleket.
İster acıyı sustur, isterse seyret.
Yüreğin kadar ömrün, ölsen bile yaşarsın.
Vicdanın kadar hürsün. Dünyaları aşarsın.
Küçük kıyamet ölüm,
Büyük kıyamet mahşer.
Götürdüysen yanında cennette de yaşarsın.
Açılılır aleni defter-i kebir bir bir.
İşte tuttuğun yol, işte ateşler sebil.
Hakkın hikmeti varsa hem başta hem sonda.
İlahi bir nursun işin sonunda.
Hamza Mamaş
Kayıt Tarihi : 29.4.2025 00:27:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!