Güneşin ilk ışıklarında,
sabah ezanı okunuyor.
Taa uzaklardan...Derinlerden...
Maziyi hatırlatıyorum birden,
geçmişi düşündürüyor.
Kah çocukluğumun cami avlusu telaşları,
kah gençliğimin tabulu sevdası.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Şiiriniz güzel...tebrikler Kerra hatun
bazı çizgiler belirir ömrümüzde; :
kimi kalın, kimi ince,
kimi silik, kimi belirgince.
çizgilere takılıp kalmak,
hayattan haz almamak,
yorgun, bitkin, umutsuz,
küskün, dargın, şuursuz...
böyle gitmez, gitmemeli,
hayat candır, heyecandır,
soluk, silik devam etmemeli...
Kazım Öztürk
yüreğinize sağlık.üzülerek okudum.allah rahmet eylesin.
müzehher
bir an...
hiç yaşanmamış gibi gelip geçen yıllar...
saygılar yüreğinize...
Sabah ezanı ile uyanmalıyız aslında bizler ne kutlu bir musikidir o yürekleri namaza çağıran.Ömür ahlarla vahlarla bir şekilde geçecek vede bizler göçüp gideceğiz.Bizden öncekilerde böyle yaşayıp gitmedimi.Kalan hoş bir sada mademki bizde ona çabalayalım yeter.Saygılarımla ümüt güngör
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta