Yıllar önce bugün ya da Ekim aylarında
yüreğin sancısından düştün Ana kucağına
Kundaklamış şiirle ve türküler emzirmiş sana
değmedik acı değmedi ağıt bırakmamış soluna
Ezgilerinin yanık kokusu bundan kanımca
alın yazı ananın kaderinden olur biraz da
Dilsin ya hani dağı, taşı, suyu konuşturan
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



