Uçsuz bucaksız parmaklıkların ardından,
yine güneşin batışını izliyorum hapishanedeki ranzamdan.
Her geçen gün biraz daha eksiliyorum, hayatın bana vadettiği güzelliklerinden mahrum bırakılınca.
bir uçurum misali içimdeki özlem, işte bizim imkansız aşkımız formülsüz bir denklem.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta