Gökyüzü birden,
Güneş omzunda ışığı batmak üzereydi,
Biraz yağmur kokusu
Biraz rüzgar ıslığı
Biraz tedirgindim, söylemedim
Yalnızlık iniltileri içinde kahkahalarım,
İfade verebilir miyim memur bey!
Kesinlikle sizi hiç bir zaman sevmedim,
İnsanları ayırıyorsunuz öncelikle
Bir köylüyü ayırıp şık elbiselerinizle,
Bir köyü yerle bir ediyorsunuz,
Sakalınıza diyecek bir şey yok,
Necdet, hiç sorma
Bu sefer kötü oldu.
Buz dağı içimdeki güneşi söndürdü,
Rüzgar bir dalımı aldı.
Dilsiz kaldım kalabalıklar içinde,
Mefta oldum herkesin gözleri önünde.
Şimdi koyulup toz tutmuş sayfalar arasına,
Biz de geçtik yan yana,
Aynı sevda ve aynı adla,
Şimdi yabancı mıyız?
Sarı bir halkaydı aşk
Rengiyle dalaşırdı bazen
Acımazdı varken hiçbir yer
Acımazdı bazen
Ruhu kaldırıp cesedi öldürürdü
Güldürürdü bazen
Sevgilere selamla,
İçlerinden birine armağan olsun
Uzatılmış bir kolla, cam kenarında değişen yeryüzünü izliyordu
Toprak azalıyordu ve beton oluyordu her yer
Bir kış akşamı tesadüfen denilse de karşılaştık
Kalk ordan ve çak taşları birbirine
Hani taşlardan ateşi
Ateşten evleri
Evlerden geceyi süslemişlerdi
O yokluk ve çıplak ayaklar
O soğuk ve yağmur ağaçlar
Bir tutam saç teli
İki çift göz
İki dudak
Hepsi sendeydi
Sözlerimde meşhur özgürlük
Yüreğimde abartılmış bir hayal
Savur toprağı medetsiz
Al avuçlarında çiğne
Yok, yok hayli uzakta
Damga vurulmuş çoktan
Kabahat yaptığı
Bir suç işlemiş
Teraziye koydular beni
Ben hafif geldim taş ağır,
Sakladılar beni pazarlarda inci diye
Paramı aldılar sattılar beni
Alan ne için aldı, satan niye,
Duyan ne duydu, susan niye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!