Istırap duyarım gülüşlerinde,
Eğer gülüşün bana değilse.
Istırap duyarım sözlerinde,
Eğer bana söylenmemişse.
Istırap duyarım gelişinde,
Bülbül, sakın ola ötme bülbül.
Sen öttükçe solar bendeki gül.
Olur bana bir dakika bir yıl.
Gülden ayrı geçen heryıl,
Hüzünle dolup taşar gönül.
Senden ayrılalı bir gün bile olmadı,
O bir günde, yüreğim acıyla doldu taştı.
Senden ayrılalı zaman dondu kaldı,
Geçmeyen zamanda bile, yüreğim karardı.
Senden ayrılalı beraber gittiğimiz yerlere,
İstanbul, İstanbul ne ararsan, ne istersen onda bul,
İçinde Surları, kaleleri, hisarları, kapıları, sarnıçları, taşları, köprüleri.
Camileri,çeşmeleri,Tünelleri, Dünyanın beşiği, müzesi canım İstanbul.
Kaynaşmışlar tarihin derinliğinde, Alemin her çeşit dini, milleti,
Nasıl bozarlar çehreni acımadan......... Nasıl kıyarlar güzelim İstanbul,
İhanetmi ederler sana serseriler, şerefsizler, Bitirirlermi sendeki zenginliği?
Geçmek için karşıdan karşıya,
Yaşlanmış Sirkeci-Kadıköy vapuruna,
İtişerek bindim kalabalık arasında,
Ancak yer bulabildim korkuluklarında.
Öttü yerden bir düdük sesi,
Unutma sakın bunu, vardır hayatın dört kuralı;
Sevgidir ilki, açılır insanlara bir kapı.
Saygıdır ikincisi, insanları anlaman buna bağlı.
Sadakattir üçüncüsü, budur birlikteliğin ilacı.
Sorumluluktur dördüncüsü, işte hayatın manası.
Sağlık ve selamet ise bunların teminatı, mayası.
Sakın ola gerçeklerden kaçma.
Sakın ola içine kapanma.
Sakın ola aşık olmaktan korkma.
Kendine gerçek bir dost bulsana,
Ona içini döküp derdini anlatsana,
Hayatım pervasızca akıp giderken,
Aniden çıktın karşıma.
Yaşadıklarım meğerse bir hiçmiş,
Seni tanıyınca vardım bu kanıya.
Ülküm olmaksızın yaşarken,
Hançer vurdun kalbimin ortasına.
Çok garip!
Aşık mı oldum acaba?
Hayret!
İnanmazdım asla aşka.
Nasıl bi şey bu acaba?
Elle tutulur mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!