Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
ÖMER GÜMELİ
(Kendi Kaleminden)
Dünya, 1970 kışına merhaba dediğinde, anacığımın sancısı 14 Aralık’ta kendi dünyasına
beni müjdelemişti. Yolculuğum Anadolu topraklarında, yokluk içinde başladı. Köylüydüm;
fakirlik ve mahcupluk yıllarımdı. İlk mektepten sonra “Parasız yatılısın!” dediklerinde; kentim
Denizli'deki izbe bir okul pansiyonuna taşındım. Henüz çocuktum. Bir kız kardeşimle birlikte
iki kardeştik. Karındaşım benden bir yaş küçüktü.
Esnaf bir baba ile ırgat bir ...



