Sahiden gidiyorum Afitap
Hiç bilmediğin, gitmediğin bir yere.
Gidiyorum Afitap,
Sende kalsın verdiğim şiir ve kitap,
Eğer olurda yara verirse yüreğine,
Ateşlere, öylece yırtıp at...
Arşeyi; bir küçük serçeyi tutar gibi narin,
Kemanı başından, sevdiğin kadını tutar gibi sıkı,
Yar omzu gibi yanağını koyup kıçına kemanın,
Saçları gibi okşamak; o eşsiz dört teli,
Anlamlı bir ezgiye gebe bırakamaz yüreğini!
Öyle ya... Ben öyle bildim, böyle ettim...
Meleklerin güzelliğine zindan olmuş suratın,
Tanrı'dan dilediklerime cevap!
Huzuru yaşamak var,
Huzuru yaşatmak...
Meleğin ellerini tutmaya benzer benimki,
-
Ruhum önünde, tozu dumana katıyor yamyamların!
Donmuş ellerini unutmuş karlı dağların yamaçlarında,
Aç kurtların iştahından her şeyi için kaçıyor!
Kaybettiği ömrü dahi bırakarak ardında, kaçıyor...
Ruhuma yok mu gösteren temiz bir yol?
Kapatınca gözlerimi duvara doğru...
Devler ülkesi.
Cücelere açar mı kapılarını?
Tut ki açtı, gereği var mı?
Cüceler diyarı.
Devleri engelleyebilir mi?
Kitap kokulu kadın!
Bitti sayfaların ve sindi kokum,
O yüzden ben kokulu sayfalarına,
Dört, dikenli papatya koydum!
Sakladım seni yüksek tozlu bir rafa!
Seni bitirdiğim gün kadın,
La Dianora!
Öyle gürültülü öpeceğim ki seni!
Bir dakikalığına duracak, tüm şarkılar!
Ağlayacak, çalınan tüm kemanlar!
Saygı ile susacak, tüm uluyan kurtlar!
Kendine tapacak din arayacak, şeytanlar!
Lanetlenmiş bir mumum ben.
Bir benim tabanlarım aydınlanmıyor,
Işık dedikleri illet bir beni eritip bitiriyor,
Ahh, keşke bir ayna olsaydı karşımda.
Bir mumum ben, erimekteyim.
Sen bir şairin ellerinden düşmüş olmalısın,
Bir ressamın en ter döktüren histerisi olmalısın.
Tanrı unutmuşsa günün birinde beni,
Seni hatırlıyor olmalı,
Beni duymadığı bir dakika varsa Tanrı'nın,
Senin dua ediyor olman gerekir o an.
Kelimelerden ibaret sanırdım,
Bir şiiri,
Anladım,
Yanıldım,
O an gözlerine bakardım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!