çoğu nasıl da düşer bu gaflete!
muhabbete, dümdüz, dozerlerle
en kaba -zincirlenmiş lastikli- ciplerle
çatır-çutur ortalığı kıra döke dalıverir.
O dantelli işlemeleri sessiz çığılıklarla bezenmiş
İlk başladığımda;
seni
o muhteşem ihtişamınla
hayal edilemezliğinle
meditasyonlarımın içine sıkıştırmaya çalışmıştım.
Günde ikişer saat
Senin için güçlenmiştim
kuşanmıştım bütün silahlarımı.
Neyim var, neyim yok
senin için almıştım tekrar ellerime
yollara çıkmıştım tekrar
yağmur çamur demeden
İnsani şekilde değil,
sesimle, dilimle, ağzımla bağırarak değil,
düşünce hayalle bir ses buldum.
çok güçlü...
yeni geldi bu bana.
Zamanla
herkes
her işle uğraşan insan türü
fahişeler bile bilgeleşirler.
Ancak onların bilgeliklerinin içinde
Sarılmamış mı dört bir yanımız
yaptırımlarla, ayıplamalarla,
zorunlu jestlerle, mimiklerle
ailede evde bile? ..
Kaç kişi gösterdiği ilginin
Öyle bir alışmış ki bu beden hergün koşmaya
ayaklarımın ikisi de fazlaca usta koşucu olmuş,
ona göre eğitmişler kendilerini
ona göre uyumlandırmışlar yere basışlarını
aerodinamik yapılarını...
Neleri yapmaya kadirdir bu benlik dışarıda!
ne savaşlara girer elinde kurşunu kalmamış tüfeği,
süngüsüyle!
ne kahpe yöntemlerle çevirir düşmanının etrafını,
ne satışlara girer alt etmek için adileri de;
içeri döndü mü ardından bütün bunların,
Merak etme çocuğum, dostum
merak etme
güzel şeylerin da sırası gelecek.
lakin seni güzeller'den alı koymadık.
kader senin
yol senin
Bir iş arkadaşınız sabahın ilk saatlerinde
yanınızda bitiverir bir heyecan...
”Ekstra bir iş ayarladım sana! ” der fısıltıyla
çünkü duyulmaması lazımdır ya hep! ..
malum
işin sahibi de kendisinin arkadaşıdır.




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...