"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan,
Bir kısrak başı gibi uzanan,
Bu memleket bizim" diyen Nazım bizim,
Dinlerken O'nun hasret çeken yüreğini,
Biliyoruz ki kimseye büktürme bileğini,
Gerici şeriat baş kaldırıyorsa eğer ,
Ne Bir Hazan Mevsimi
Ne bir hazan mevsimi,ne de bir kuş sesinin,
Hükmü yok gayri zevkin,duygular haz vermiyor,
Dirense de şu gönlüm,elim artık ermiyor,
Hükmü yok gayri zevkin,duygular haz vermiyor,
Ne doğan günde bir fer,
Ne açan güllerde bir şevk kaldı,
Giden bir candı,
Bir dere var içimde, sel olup çağlayan,
Tıpkı öksüz bir çocuk gibi,elinden tutanı kalmayan,
Hayatın böyle girdabında, çaresizliği anlayan,
Bir öksüz çocuk var içimde, sessice ağlayan.
Muamma bir sözcüktür sevgi,
Kalplerde doğan güçlü bir sezgi,
Gücünü beyinlerden alır bu,
Sanki beyinlerde açan bir bahar çiçeği,
Bilinçsiz beyinlerde sanki bir çöl,
Yani suyu boşaltılmış bir göl.
Karşı koyamadığımız bir felâkettir bizi bu hâle koyan,
Ey canım üzülme sakın sen,
Bak sana ne diyeceğim,
'nevi-beşer' denilen kader böyle istedi,
Bu hasreti çekiyoruz!
Bak şu nehire, içten pazarlıklı,
Aksa da masumane saklıyor gerçeği,
Bu hâli bahane, bak lâl olmuş dili,
Zulüm yağıyor,sinmiyor,
Aldırmıyor,ezilmiyor,
Onur nedir bilmiyor,
Celladını kurtarıcısı sanıyor,
'Doğa' diyorlar buna,sel gider kum kalır,
Zaman hep alır bunları,ne yâr ne yâran kalır,
Yanar yüreğimiz bunlara,teselli olmak için,
Çaresiz kalan bizler,sarılırız hatıralara.
19/02/2022 - Ömer Akbıyık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!