Hiçbir şey söylemeden ve belki de denemeden çok şeyi, küstürüp mazimizi, hain bir ayrılık ile kıydın gönül nikahını.
Saatler sürdü dakikalar...Her gün ayyaş bir gecenin sesinde söndü. Zaten ben seni hiç özlemedim ki.
Ne yanaklarımı ısıtan, kaderimin de yazıldığı ayalarını, ne her telinde ömrümü uzatan saçlarını. Onlarca haber aldım senden, asıllı asılsız. Dillerinde oklarıyla gezen dostlarım, öldürdü sendeliğimi zamansız.
Biri var dediler, el eleydiler. Parmaklarım derin bir kuyuya indi ipsiz, yüreğim boğazını kesti. Kanı aktı bütün nazarların. Kitapları yandı aşk üstüne yazmış, bütün hırsız yazarların. Sustum, en çok gözlerim sevindi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta