Çığlıklar dayanılmaz oluyor gökyüzü fırtınalarında
Ürpertiler sarıyor, üşütüyor güz ayları soğukluğunda
Karanlıklar hakimi, gri geceler, devlerin muhteşem görünümünde
Korkular girdaplarla boğuluyor,baykuşlar kendi gözlerinde çıldırıyor
Yaşamla ölüm arası tizleşiyor sesler, frekansı dalgalar halinde yayılıyor da yayılıyor..
Işıklar süzmesi; gökkuşağı renginde, kör edercesine haykırıyor sonsuzluğu
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




İnanmıyorum, bu şiirden bir ay sonra 'Ölürüm be dostum…ölürüm…' gibi düşük düzeyli bir şiiri yazdığınıza. Güzel bir şiir bu. Sözcükler, imgeler derin ve anlamlı. Çağrışımdan çağrışıma koşuşturuyor imgelemimizi. Kimi dizelerde öğüt vermek sancısı nüksetse de yabana atılacak bir şiir değil!
siirde kalakaldim, kurtarin dostlar...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta