'Dünya,ya geldiginiz gün bir yandan yasamaya bir yandan,da ölmeye baslarsiniz'...(MONTAIGNE)
Ansizin bir sey oldu bana.
issiz bir sessizlik oldu.
gözlerim kapali sanki.
hareket etmiyorum.
konusmuyorum.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Efendim bu nedir? bu nasıl bir yazımdır ki yüreğe işler gider.. Tadı damakta kalan bir hazdır...Kaleme sağlık...Yüreğe sağlık... Eski Patolojik şairlerden Gül Doğan
Ansizin bir sey oldu bana.
issiz bir sessizlik oldu.
gözlerim kapali sanki.
hareket etmiyorum.
konusmuyorum.
suskunum.
zifiri bir karanlik alabildigine.
zindan karasindan daha kara.
katran rengi mi desem?
tarifsiz bir karanlik...
Şiir sürükleyici ve hayatın sonunu ve bu sonun ötesinde yeni bir başlangıcın pozitifini anlatan çok güzel bir kurgu. Kutluyorum değerli şairi. Saygılarımla.
..okunmaya değer şiiryle şair kardeşimi kutlarım bize '..sık sık ölümü hatırlayın ..' diyen peygamber'in tavsiyesini ah keşke uygulayabilsek..dünya ahret dengesini kuran mutlu insan için ölüm sonrası sadece ödüldür müjdeler doludur ..
offffffffffffff kadim dostumcan dostum ağzından yel alsın rabbim gecinden versin tüylerimi diken diken ettin ölümde yaşamın en önemli bir gerçeği ama yüzü soğuk kimseler sevmiyor rabbim gecinden versin can dostum değişik bir anlatım
İnsanın kendi ölümünü düşünmesi(ben çok yaparım) çok farklı bir duygu.Yaşamadan anlatmak apayrı ,herkes yapamaz.Ölümün yüzü soğuk derler ama şiiriniz bunu yalanlar gibi.Size uzun ömürler diliyorum.Tebrikler...
Candan Erçetin'in dediği gibi
yalan başkası yalan/dünyada ölümden başkası yalan
örtülmüs üstüme beyaz bir kefen.
mor güllerin o tatli rengini almis dudaklarim,
suskun.
tenim sanki gecelerdeki ay gibi!
Akisleniyor evrenin sevgilisi cobanyildizi,nin muhtesem rengi her yerimde!
ve herkes agliyor bana,basimda.
öyle an ki o an...
Sadece düsünüyorum su an... Vuslat kapisina gelmis ruhum beklemekte... hüzünlü bakislarim seyretmekte her olan biteni... Ve ben siginiyorum Alemlerin Rabbine...
Cum'a günün HAYIRLI olsun Yakup abi...Selam ve dualarimla...
Ölüm, bir doğuştur. Buna inanan herkes bu şiirden zevk alacaktır. Ben haz aldım. - UĞUR BENEK
Tarifsiz karanlığı... yaşamadan anlatabilmek...
Kaçınılmaz gerçeğe, gerçek gözle bakabilen ve gelirse başım gözüm üstüne diyebilen yüreğe tebrikler
Saygımla
güzel kardeşim bizim taraflarda ölen inek sütlüolur derler. benzeri deyimler heryerde vardır. ölmek yaşamanın son durağıdır. ölene ağlamak ise adettendir.insan kendi kendine sormalı ben öleceğim ama ölürken beraberimde ne götüreceğim diye. ben işte bu soruya hala bir yanıt bulmuş değilim.
sen ölümünü güzel haya etmişsin. şimdilik bırak onu bir kenara ve o son durağa varana dek geçecek günlerin nasıl yaşanması gerektiğinin üzerine çalış yaşamak güzel şeydir. ölmek nasıl olsa bir yerlerde bizi beklemekte
güzel şiirinden dolayı seni ayrıca kutlarım.
saygılarımla:
rr.akdora
Çok duygulandım.Hele kara olarak başlayan ölüm duygusu sonda özlenerek gidilen yer olunca daha çok sevdim.Başarılar.
Bu şiir ile ilgili 65 tane yorum bulunmakta