Hadi gel.
Ölümü uyandıracağız.
Bunu yapabiliriz, hiç zorlanmadan aşkı öldürdüysek eğer ölümüde uyandırabiliriz..
-
Kalbe baş kaldır, yeri göğü inlet! Bu saatten sonra aşk geri dönmez..
Tek sahip olabileceğin şey ölümdür artık. Ona iyi bak.
Sonsuzluk kavramının tek açılımı, nice insanı çevresine toplayan..
Tanrı kadar duygusuz, Tanrı kadar doyumsuz.
Fahişeliğinle azraili baştan çıkartamazsın kadın!
Senin şeytanlığın ona sökmez..
Ellerini cebine sok! Malesef ölümün cinsel organı yok..
Yaka paça alır seni, sevdiklerini.
Ben annemi verdim ona, ölüme teslim ettim.
Gözlerinin açık olması umrunda dahi değildi.
Umursamadan aldı onu yanına. Gözünü kırpmadan.
Hayat boğazıma düğümler atarken toprak altına gönderdim.
Mis kokulu kadın, yağmur çamur kokulu kadın..
Kimilerinin fark etmeden üzerine basıp geçtikleri kadın..
Dünya denen cehennemin ortasında birde ben ateş yaktım!
Şiirlerimi yakıp gönderirken gökyüzüne, ölüme meydan okurcasına.
Ruhunu falan siktir et şimdi! Etiyle kemiğiyle annemi gönder geriye..
Senin çürüttüğün elleriyle saçlarımı tarayacaktı o.
Böcekleri salma üzerine, gözlerindeki parlaklık yol gösterecekti bana!
Sen gittin, kaldırımlara düştü gençliğim..
Alyuvarlarım kırmızılığını kaybetti, kalbim iki birayla sarhoş.
Bir sağa bir sola yalpalanıyor. Bir ona bir buna göz kırpıyor..
Kızına bak anne, yokluğunda ne güzel büyüyor..
Elif Akçasarı
Elif AkçasarıKayıt Tarihi : 3.10.2011 19:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)