Keşke, keşke yaşamadan önce ölebilsek. Ölümü tatsak. Yaptığı mızıkçılıkları, oynadığı çelik çomak oyunlarını ezberleyebilsek…
El ele tutuşup ölümle halaya durabilsek. Tanısak ölümü, dost olsak…
Keşke, keşke yaşamadan önce ölebilsek. Hani hayata önce ağlayarak başlıyoruz ya, yaşamadan ölüme göz kırpabilsek. Haşır neşir olsak ölümle…
Ten kardeşi olsak ayrı renklerde, dil kardeşi olsak lalca…
Keşke ölümü yıkayabilsek yaşamadan önce…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta