her gün aynı işkence aynı zulüm................
paspasla zedelenmiş baygın fayanslarda kaygan zeminler üzerinde yalıtımsız duvarlara dayanarak yürümeye çalışıyorum..
koridorlar labirent destekli, ne girdiğim yeri ne de çıktığım yeri biliyorum.............
dalgın yürüyüşlerde salgın hastalığımın çaresinin yollarını arıyorum......ne çare bulamıyorum......
sinirleniyorum......kızıyorum........huysuz bir ihtiyar portresi çiziyorum karşımda duran bön,avanak bakışlara........
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



