Hayranlık uyandıran bir binanın üstündeydi adam.
Buna rağmen kalbi kırık,bedeni yorgun,ruhu ise çocukluğunun cinayeti üzerineydi.
Tüm benliği özgürlüğü arzuluyordu.
Belini sıkan kemerinden ve nefesini daraltan kravatından kurtuldu önce,
Daha sonra diğer can sıkıcı kıyafetlerinden.
Etrafına baktı... Başını aşağı eğdi.
Gözü Tanrı’nın gözyaşlarıyla ıslattığı,toprağın üzerindeki ’ateş damlasına’ takıldı.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta