Birileri söylesin
neden hâlâ bulunamadı büyümemenin formülü.
Dallarımdan takvim yaprakları kopuyor.
Boyum uzarken içim içime kısalıyor.
Ölüme çare değil ama büyümeye belki.
Yaşlanıyor gözlerim,
Gözlerim diyorum yaş’lanıyor.
Ben mesela babamı ölümsüz sanırdım, bir de yenilmez.
Onu dünyadan büyük bilirdim.
Çocukların babaları gökyüzü kadardır, başlarına yıkılmaz.
Bağırdığında ölsün istediğimde oldu.
Sonra güldüğünde yaşasın.
Çocukların sevgisi anlık öfkeden kaçacak kadar ürkek,
bir gülüşe çiçeklenecek kadar masumdur.
Çocuk aklı işte
sadece gülmeleri yaşatamıyor insan.
Sevgi taşınca taşlaşabilir,
En ufak bir ihmal çukuru, derin kuyular açar büyüdükçe.
Annelerin bir tarafı hep çocuk kalırmış
oyuncak bebekle oynarken birden oyuncağı canlanırmış.
Bir kalp başka bir kalbi büyütürken
içindeki çocuk hep oyuncak kalırmış.
Babaların aklı oynadığı sapanda kalırmış,
baba olunca da başka çocuklara silahlar, füzeler atarmış.
Oyun büyürken bedeller de büyürmüş.
Babalar katliamları sapanlarıyla büyütürmüş.
Ben küserdim bazen zorla yemek yedirilince,
ölmek falan isterdim.
O yemeği yiyemediği için ölen çocuklar varmış.
bazı evlerde tencerenin hiç kaynamadığını bilmezdim.
Açlıkla imtihanın,
Çocukları cennet kuşu yaptığını.
Annem kardeşimi kucağına aldığında
hayatta tek sahip olduğum şey elimden alındı sanırdım.
Sevgi paylaştıkça çoğalırmış,
Ne bileyim ben,
Kayıp sanırdım çocuktum.
Kolları bomboş kalan anneler olduğunu da bilmezdim.
Bir annenin kucak boşluğunda,
Yer yerinden oynarmış, bilmezdim.
Kırmızı kalemim biter ağlardım,
O rengi sadece kanlarıyla görenler aklıma gelmezdi.
Ben defterime boya isterdim,
Masumlar toprağını kanıyla boyarmış, bilmezdim.
Annem uyurken sırtını dönse
dünya orada biterdi.
Yatağın ötelenmiş canlısıydım kendim için.
Meğer dünya mazluma sırtını dönünce
insanlık bitermiş.
Sırt çevrilince vicdan asılı kalırmış kalın enselerde.
İlgi çekmek için ölmek isteyen bir çocuktum işte.
Görülmek için çırpınan
duyulmadığı için içine kapanan.
Ölümü görsem belki tanırdım
ama tanımıyordum işte…
Ölümün son olduğunu,
Babamın bir daha
Gülmeye gelmeyeceğini bilmezdim.
İyi çocuklar olup yalvarsak,
Kötü babaları alsa,
Üzgün çocuklar hep gülerdi.
Belki de,
büyüklerin hatasını,
Üstlenmek zorunda kalmazdık.
Ölüm yalancı mıydı?
Neden kötü insanları almazdı.
Alsa,
Alıp gitse,
Ağlatmazdı,
Aldığı iyi insanların,
Geride bıraktıklarını.
Anlıyorum,
Ölüm kötü insan seçmiyor,
İnsan kötülüğü seçiyor.
Çocuklar gerçekten gülerse,
birilerinin geç kalmadan
insan kalabilmesinden olacak.
Büyümenin hiç bir çaresi olmayacak,
İçimdeki çocuğu öldürmeyi de
Hiç bir güç başaramayacak.
Kayıt Tarihi : 2.3.2026 03:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!