Gün gelir biter ömrüm, düşer vücudum yere,
Göç başlar ötelere, can uçarken göklere,
Ne dost kalır yanımda, ne de bir cân-u ciğer,
Kefen sarar bedeni, ey nefsim bu mukadder.
Gül gülerdi bahçemde, şimdi susmuş her çiçek,
Toprak öper alnımdan, revâ mıdır bu dilek?
Bir tabut ki dört ayak, sarsılmadan giderdi,
Ne vardı bu dünyada, ruhu kurban ederdi,
Şu mezarın taşları, dile gelip baksa da,
Bitti dünya telaşı, sustu kalpde ki sadâ.
Ecel geldi sessizce, ne bir mühlet ne mühür,
Ne bu çâreler özgür, ne de efganımız hür.
Şimdi mîzân günü var, teraziler kurulmuş,
Bir damla amel için, ömre hesap yorulmuş.
Rızâyı Hak’tan iste, kurtuluş ondan gelir,
Yoksa kul kalır zebun, azâb içte yükselir.
Bir gün ardımca gelen, beni gömüp dönecek,
Ne bir eşya alınır, ne gül, ne de bir çiçek.
Geride niyaz kalır, o da varsa nasibim,
Fâtiha okuyacak, kimse yoksa... Garibim.
Çok kez ben de geçmiştim, düşünmeden mezârdan,
Şimdi ben varım orda, vazgeçtim gül-ü zârdan.
Her amel perde olur, ya nur olur ya da dâr
Kendi elimle açtım, derinlerde bir mezâr.
Bir hesap ki titretir, dağlar ve taşlar ile,
Kurtuluş nefsin değil, Allah’ın Rahmetiyle.
Gözüm görmüyor artık, ne servet ne de devran,
Hakk’ı unutan için azap olur bu ferman.
Ey gönül, gafil olma, senin ömrün çok azîz,
Bir an’ı asra bedel, unutma ki ölüm giz.
Yarın çok geç olmadan, sil yüreğinden kini,
Kalbini nurla yıka, hatırla hep Rabb’ini...
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 16.1.2026 16:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!