Ölümün en yaşanası saatleri,ter içinde uyanılmış bir rüyayı tasvire kalkışan soluksuzluk ve kırmızı bir gökyüzü..
Ölümler zifiri bir ömre merdiven dayatırken,gidenler kalanları hiç özlemez miydi?
Tanrı tüm ölümlülere bu kadar adaletliyken bir tek bizim mi sevdiklerimizi erkenden almayı iş edinmişti? Yoksa tanrıdan daha mi az sevmiştik sevdiklerimizi
Binlerce hatta milyonlarca ölüm sorgusu bitmemişken yeni ölümler neden bu kadar erken başlamıştı? Tanrı çok çalışkan olmalı yada yeni bir arazi satın almış olmalı yoksa bu kadar insan nereye sığacaktı...
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Devamını Oku
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta