Ölümün en yaşanası saatleri,ter içinde uyanılmış bir rüyayı tasvire kalkışan soluksuzluk ve kırmızı bir gökyüzü..
Ölümler zifiri bir ömre merdiven dayatırken,gidenler kalanları hiç özlemez miydi?
Tanrı tüm ölümlülere bu kadar adaletliyken bir tek bizim mi sevdiklerimizi erkenden almayı iş edinmişti? Yoksa tanrıdan daha mi az sevmiştik sevdiklerimizi
Binlerce hatta milyonlarca ölüm sorgusu bitmemişken yeni ölümler neden bu kadar erken başlamıştı? Tanrı çok çalışkan olmalı yada yeni bir arazi satın almış olmalı yoksa bu kadar insan nereye sığacaktı...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta