Gökyüzünden uçaklar geçtiği zaman ölüm getiriyorlar diye sevinemeyen çocuklar büyütüyoruz.
Oysa biz çocukluğumuzda hasret taşıyorlar diye gökyüzünde gördüğümüz halikopter ve uçakları kuşlar kadar seviyorduk.
Kuşlar, uçaklar ve çocuklar iyi geçiniyorduk.
Her çocuk öldüğünde dünya bir daha yıkılıyordu
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Büyümese şu insan!
Hep "kısa kalsa..."
Eli, kolu
Çocuk kalsa.......
"Misket" şimdi..
Bizler "bilye" derdik...
Camdan olanları, rengarenk...
Ne hayallere dalardık, "gıcır" olunca, yenisini alınca...
Ceplerimizde "şıkır şıkır..."
Oyunlarımızın en gözdesiydi... Biriktirdikçe zenginleştiğimizi sanırdık!
Ve benim hiç aklıma gelmezdi, "BİR BOMBANIN" adı olacağı!
Saçılıp savrulacağı,
Vuracağı "ÇOCUK BEDENLERİNİ" arayıp bulacağı!
Sanki keşfedecek başka bir şey kalmadı da!
Sanki üretilecek silahtan başka nesne yok da!
Sanki çocuklardan başka hedef, insanın insanı sömürmesinden, vurup öldürmesinden başka düşünce, ideal hak getire de!
Sizin medeniyetiniz batsın!
El aleme "BARBAR" yaftası yapıştırıp,
Kendi kültürel köklerinizdeki "etoburluğunuz", vahşete, insan kanına doymazlığınız batsın!
Tebrikler Önder Kardeşim..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta