1978 -kimbilir ne kadar daha...
Bir sıkımlık can burnumun ucunda… Düşmek üzere…
Dört bir yan duvar, gelir insanın üzerine…
Nefes almak olanaksız… bir süre sonra tamamen fotosentez…
Adım atabilmekse Hak getire! ..
Her an sıkılıyormuş gibi olan boğazın; bitmek bilmeyecekmiş gibi acısı…
Ya ‘yar’dan ya ‘ser’den… Ama hangisinden?
Duvarların uzak köşesinden bir uğultu; ‘‘aldırma gönül aldırma’’…
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




'Beklemek,zamana inat sabretmek yangın yeri gibidir.Her yangından arta kalan bir avuç küldür sonunda.Ya şair göğsünde bir vebal gibi uyur sonsuz,ya da şair kaleminde hayat olur sil baştan'Duyumsatan şiiri ve sizi kutluyorum.Dostlukla.
tebrik ederim
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta