Ölüm gelmeden sev doğayı
Onda ölümsüz güzellikler
Ölüm gelmeden sev doğayı
Doğa da bir annedir
Eğitir ve büyütür
Ölüm gelmeden sev doğayı
Sev ve dinle şu doğayı
Doğa da bir öğretmendir
Ölüm gelmeden sev doğayı
Doğa da bir kitaba benzer
Açar okursan içini sana
"Karınca kadar bir gerçek bulsan
Tut kaldır düştüğü yerden...
Der gibi yerde binlerce karınca..."
Ölüm gelmeden sev doğayı
Ağaçlara bak bir sayfa
Doğa da okunmak içindir
Dertlidir doğa açar derdini derddaş olana
Ölüm gelmeden sev doğayı
Ve doğanın davetlerini duy
Büyüyen ağaçta büyümem için davet var
Ve denizi arayan derede...sana davet var
Kendine bir çeki düzen vermelisin
Hayat çığlıklarla dolu
İnce ve dar hayat yolu
Al bir bir bu fidan sesleri büyüt
Ölüm gelmeden sev doğayı
Güneşi bile duyduğun yok
Gözlerin yaşlı
Güneş kelimeleri var güneşin
Ölüm gelmeden ölmelisin
Kendine bir çeki düzen vermelisin alnında güneş olmalı
Uzun bir yol değil hayat
Sarmaşık kelimeler çiçek açsın gözlerinde
Kelebekler sarı ve siyah nokta olsun yüzünde
Ölüm gelmeden sev doğayı
Doğa da konuşur yıldız yıldız
Dağılsın gecen
Dinle sessiz harfsiz konuşan bu dostu
Kuşlarda özgürlüğe davet var...
Her gece yıldızlar sana seslendi
Yıldızlar yıldız gibi dost
Sıcak ve nazlı yaz gecelerinde
"Kimler oturmamış " bu ağacın altında
Kelebek kadar ömrün...
Alnına en gül resim çizebilirsin
Ölüm gelmeden sev doğayı
"Bak boşa geçiyor ömür"
En pak nehir akıp gidiyor evinin önünden
Seccadeler gibi temiz...
Ölüm gelmeden sev doğayı
Aklına kendine bir çeki düzen verebilirsin
Bir güneş olabilir alnında
Sabaha öğleye akşama...
Geceye yıldızlar bırakıp gidebilirsin
Ölüm gelmeden sev doğayı
Dinlemelisin yıldızların dost sesini
Secdede boşalsın bulutlar toprağa
Toprak dediğin çok mu kıymetsiz
Değmez mi öpülmeye ölüm gelmeden alnın
En pak nehir akıp gidiyor evinin önünden
Güneşin anlattıklarına kulak vermelisin
Güneş güneş gibi dost
Karanlık ölebilir güneşli ellerinde
Göklerin ışığını emebilirsin büyür gözlerin
Ölüm gelmeden sev doğayı
Güneşler açsın göğsünün bahçesi
Çiçek için yarışsın dilin
Çiçekler çiçek gerçekleri anlatıyor
Fanisin bu dünyada...
En pak nehir akıp gidiyor evinin önünden
Ölüm gelmeden sev doğayı
Ne kadar hassas olmalı ellerin terazi tutarken
Sıkı sarıl yunusun ilahilerine ellerim...
Ellerim kendine daha bir çeki düzen verebilirsin
Yıldızlarla örebilirsin bir duvar gönlün haritasına
Diyeceksin
Ölüm gelmeden sev doğayı
Dürüstlüğü öğretir doğa
Güneş kelimeleri var doğanın
Gerçekler gönülde çiçektir...
Bir doğa var senin içinde
Ey fani
Ölüm gelmeden sev doğayı
Ve
Dolaş içinde ki gerçek evreni
Burası gurbet...
Der gibi gelip geçiyor göçmen kuşlar...
Ölüm gelmeden sev doğayı
Kayıt Tarihi : 8.12.2013 09:28:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!