Durup durup ağlamak da neyin nesi? Kimden, nasıl, niye bulaştı ki bana bu? Perdeleri örtük odamda tavandaki lekeleri izlerken ruhumun bedenimden kaçarak çok çok uzak yerlere gidip, dönüp gelmeyi akıl etmediği akşamların yine birinde tuzluyu, tatlıyı, hamur işini tek bir servis tabağına koyup kapıma gelen komşularımın zile basmalarıyla irkildim. Yastığıma düşen gözyaşlarımı görünce içimde deveran eden hüznün en derin dehlizlerine düşüp kayboldum. Kelebekler yine sokak lambalarının etrafında ölüm dansı ediyorlar.
Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Devamını Oku
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta