Durup durup ağlamak da neyin nesi? Kimden, nasıl, niye bulaştı ki bana bu? Perdeleri örtük odamda tavandaki lekeleri izlerken ruhumun bedenimden kaçarak çok çok uzak yerlere gidip, dönüp gelmeyi akıl etmediği akşamların yine birinde tuzluyu, tatlıyı, hamur işini tek bir servis tabağına koyup kapıma gelen komşularımın zile basmalarıyla irkildim. Yastığıma düşen gözyaşlarımı görünce içimde deveran eden hüznün en derin dehlizlerine düşüp kayboldum. Kelebekler yine sokak lambalarının etrafında ölüm dansı ediyorlar.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta