Durup durup ağlamak da neyin nesi? Kimden, nasıl, niye bulaştı ki bana bu? Perdeleri örtük odamda tavandaki lekeleri izlerken ruhumun bedenimden kaçarak çok çok uzak yerlere gidip, dönüp gelmeyi akıl etmediği akşamların yine birinde tuzluyu, tatlıyı, hamur işini tek bir servis tabağına koyup kapıma gelen komşularımın zile basmalarıyla irkildim. Yastığıma düşen gözyaşlarımı görünce içimde deveran eden hüznün en derin dehlizlerine düşüp kayboldum. Kelebekler yine sokak lambalarının etrafında ölüm dansı ediyorlar.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta