Yazarın can çekişi, kalemin insafına bırakılmış ilk sözdür; çünkü içinde dolup taşan mısraların ruhu vardır. Ruhun candan çıkışı sancılıdır; bir kadının doğum yapması kadar aziz ve o kadar acı vericidir. Çıkan ruhun eşsiz olduğu kesindir, ama onu kalem kâğıda doğurana kadar yazar o sancıları çekecektir. Bu kaçınılmazdır. Yazar doğumu ne kadar ertelerse ertelesin, o an yaklaşır.
Yazar başlar yazmaya: ruh sil, umut sil, çaresizlik sil, tutunamamak sil... Olmaz. İçimde biriken her şey kabarır, taşar, patlamaya yaklaşır; fakat kelimeler yetmez. Hepsi kifayetsizdir.
Yazar başını kaldırır, tavana bakar. Tavanda, annesinin onu çocukken salladığı salıncağın kancası durur. O an anlar: felik felik, halat aranır. Ve yazar şunu yazar-ilk söz değil, son söz yazılmalıdır: ölüm.
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta