ilk defa ölümü hissettim bir kağıda dökülen yazıda. unutulmuşluğun verdiği acıyı çekmiş içine. ne kusabiliyor, ne kurtulabiliyor, ne de vazgeçebiliyordu artık. ölümü hissetmiş bir insanın bu denli hayatta kalışı paramparça bir duygunun varlığında söz ettiriyordu artık. benimle gülüyor, benimle konuşuyor, benimle eğlenebiliyordu. ama o artık alışılmışlığın dışında biriydi. ölümü iliklerine kadar yaşamış ve artık yeniden doğmuştu. işte onda gördüğüm bu duygu artık bana sıçramıştı. ben mi? beni sorarsan eğer bende galiba artık alışma sürecine girmeye başladım. artık ölümü hissedebiliyordum. ama ölememenin verdiği acıyı ruhumda daha çok yaşatıyordum. bu bir işkence yahut bir lanet değildi. bu yeniden doğmanın verdiği bir mutluluktu. mutluluğun ölümde var olduğu düşünmek bile korkunç birşeyle yaşamaktı. Bu düşüncenin seni hayatta tutan yeğane şey olması. İşte bu doğumun başlangıcı ve mutluluğun zirvesi. ölüm ve mutluluk
Ceylan ben seni vuramam
Saklananıp beni süzme ne olur
Ceylan ben seni vuramam
Tenhalarda bir gölgeyim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta