Arslan Paşam'ın yanındaydım
Cenevizliler uğurladı bir heybetle Oltu'dan,
Erzurum'da Selçuklular karşıladı, Çifte Minareler'le,
Yüzlerce şaheserleri, istikbalime çıkmıştı
Bir avuç toprak götürmüştüm Abdurrahman Gazi'ye, Mısri Zunnun'dan
Leylekler, Şehidlerin kanlı gömleklerini taşıyorlardı yuvalarına
Nine Hatun'un, savaş nağmelerini işittim Aziziye'den
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



