Kavunu almak için uzanmış ve ölmüş
Kavunlar varmış, aralarından birine uzanıyormuş, uzanmış ve ölmüş
Ölenini uzandığı o kavunu başka biri almış, yemiş olmalı.
Oysa ölen o kavuna uzanıyor durmadan, kokulu ve olgun,
o kavuna uzanan anlatıldıkça, sofrada ya da bahçede.
Anlatan rakı kadehine uzanacak,
yanıbaşında duran kadehine: 'İşte böyle', diyecek,
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine



