Hakikat yolunda savurunca rüzgâr
Dar meydanında bir zerre oldum
Marifet yolunda ben turab iken
Kadim kitabın kelâmı oldum
Sanırdım ki ben bir sabitim
Rıza şehrinde bir basitim
Günü gelecek bir nasibim
Sabrede sabrede kâmil oldum
Kendi sözünün içine çarpar dalgası
Bilemem devirlerin tuttuğum yası
Kendin bil sözünün budur simyası
Ben kendim dinledikçe abdalan oldum
Marifet ateşine soktum elimi
Hak nazar eyledi, tuttu elimi
Vahdet-i vücutta tüm bedenimi
Sırr-ı Hak içre saklar oldum
O sırrın cevheri döndürdü beni
Hak kelâmında buldum cevheri
Post badesiyle içtim zemzemi
Katıldım o güruha, hem naci oldum
Kendimi astım da vicdan darında
Bedeni pür yaktım Hakk’ın narında
Bir konum istedim Hak nazarında
Kaç yıl piştim de az bir har oldum
Teslime varıp da hâl oldum ışığa
Yol meşakkatli gelir mi hiç o aşığa
Hakikat yüzleşmesinden döndüm karışığa
Dilimde Hak sözleri, ben bir derviş oldum
Kâinat deryasında bir ufak katreyim
Sır kelâmında bir garip mahremim
Yola revan olmuş menzilde bir gezginim
Levh-i Mahfuz yüküne ben hamal oldum
Hû deyip vazgeçtim üç günlük dünya sefasını
Ondandır bol çektim zahirin cefasını
Görmedim hiç kimde âdemin bir zerre vefasını
Çok şükür düşmedim de ben bana yoldaş oldum
İçimdeki alevle aşka soyundum
Zahir yol içinde kurbana sunuldum
Nadan ehline tehlikeli oyundum
Çok şükür buluşup kendimle ben de Hak oldum
Galip’im, bu sözlerim Hak kelâmı değil
Hakk’ı kendinde ara, başka yerlerde değil
Bulursan bâtın ilhamı, kendine eğil
Bu yolda sırr-ı aşk ile Hakk’a devroldum
Galip Uçar
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 00:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!