Evren öylesine mor tıpkı yıpranmış göz altı torbaların gibi.sahi kaç gecedir uykularına yenik düştün ? Kaç zamandır kendini aradığın çıkmaz sokak,altı patlar silah kara kediyle baş ucumdasın. Ne oluyor öyle, neden bu kadar depresif moddasın.
Yakıştırdığın kırmızı adlı kadifiye sokaktasın ama ulusların terkettiği bir insanlık dramıdır bu, kasaba yalnızlık fısıldarken hemde. Altı üstüne denk sayılabilecek bir kışlanın önünde durduk işte.sayı sayamamakla ilgili bir sorunum var,kaç asker var ? Tanrım terketti şu dağları insan olmakla alakalı tereddüt içindeyim. Boşluklarca uzansam coğrafyayı dolduramam.seni barut kokan tarlalardan bu saatten sonra toplayamam. Savaş verdiğimiz zaman, işte o zaman algıyı yenersek belki tatile de gideriz.
Ama bir kaç hususta canını sıkıcam
Boğuluyorum, suda balık;boğuluyor.
Mevsim liyakatle kızgın dağlara kar yağdırıyor. Ben oturduğum coğrafyaya hakimim ve milenyum,milenyum piçiyim ki
Bu yüzyıla tehlike arzede bilir.
Eminim yeşerdiğin bir kaç yer daha vardır biliyorum ki topraktan bitmek reankarnasyona denk gelir.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta