aynı toprağı aynı göğü seviyorum
artık beton yığınlarına cam plazalara
buzul ülkeleri kadar uzağım
gezdiğim dolaştığım yerlerin sıcaklığı
sevdiğim insanların yakınlığı ile
ölçülürken
çoğu zaman kendimle sarılıp kendimle
söyleşirim
ıssız yüksek bir tepenin uğultusundan
nemli bir mağaranın tepegözünden doğan
ışık kadar nazlıdır mutluluk
olası çalıların içinden doğan gecenin sevincineyse
gülümseyen bir hilal sebep
ve
ılık meltemlerin yumuşaklığı sararken her yeri ısıtır sevgi
tozlu koroların tek şenliğiyse vızıldayan arılar
uçuşan kelebeklerdir
-bilemezsiniz
belki bir yaz sabahının serinliği ile yüzüme uyanan
günün telaşlı sevecenliğidir ruhumu besleyen
kalbimi ısıtan gönlümü şen kılan
işte bu yüzden
aynı toprağı aynı göğü seviyorum
binlerce ruhun içinden geçen zamana inat
bulunduğum yerde tek bir yıldız gibi ışırken
karşımdaki kiraz ağacının rüzgârla salınan
olası yapraklarından doğuyordur
ilk şiirim
hayır ! hayır! hayır! bilemezsiniz
belki de son şiirim
o zaman
hayat bildiği gibi gelsin hoş gelsin
2401202610:20
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 21:50:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!