Özlem bir sis yüreğimde
Beklemekse ak bir bulut
Bir bulutla sonsuzluğa giderken
Gözlerin bana sonsuzluğu gösterdi
Taze bir ekmek sıcaklığıyla yanarken içim
Teninin sıcaklığıyla kavrulurum
Bir nefes kadar yakınımda
Bir ömür kadar uzağımdasın
Oldukça mahzun bir göçmen gibi
Sonbaharda sararan yaprak gibi
Otobüs camındaki yağmur damlası kadar
Çaresizlik ve bilinmezlik için seni yaşıyorum
Sarılmışken hiç bırakmamak üzere sana
Tenine dokunmak mı yakıyor beni
Yoksa sıcacık ellerini tutmak mı?
Ölümüne içime çekerken seni
Gözlerin mi alıkoyuyor beni
Yoksa hırçın dalgalardan bir parça
Benim gibi kimsesiz bir kış günü
Pencere kenarına oturmuşum
Yağmuru seyrediyorum
Seni görüyorum anne!
Gözlerinin maviliğini görüyorum denizde
İçimde bir sıkıntı, gözlerim dalıyor
İnan bana sevgilim! ! ! ! ! ! ! !
Soğuk bir kış akşamı
Bir sıcak çay, bir parça simit özlemiyle
En karanlık yollarda, tam ortasındayken
Yağmurun bir çocuk gibi umarsız
Bir gemi gibi sessiz çarparken yüreğin
SENDEN ÖĞRENDİM
Karanlık gecenin ortasında buldum seni!
Senden öğrendim, yıldızlarla konuşup
Ay’la dans etmeyi, ateş böceği olup
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!