Deniz senin değil oğlum nasılsa
Canın çok sıkılıyorsa
Atarsın gider kendini denize
Boğarsın nefesini
Acını ve çirkinliğini
Boğarsın kendini
Bazen kızmalıyız
Yumruklarımızda patlamalı öfkemiz
İsyanımız dudaklarımızda
Bazende yumuşamalıyız
Ve korkmalıyız
Geri çekilmeliyiz dostça
Hiç kimse susmadı sen konuşurken
Peki sen
neden sustun
Neden herkesi dinledim
Onların tersi,
alçalmak mı istemedin
Tut elimi yüreğim
Düşersen seni ben tutarım
Kimseler gülmesin severken çektiğim acılara
Seni seviyorum
Malatyalının kayısıyı sevdiği kadar
Bilirim mersinli de portakalı sever
Yıldızları savurmuştum
Hasat mevsimi gökyüzüne
Saman sarısı
Tırpanıma takıldığında ay
Saçların ne renkti
Seçemedim
Ve birlik olup yaktılar tanrılarını
Zemherinin soğuğuda söndüremedi ateşlerini
Ağlamadan
Bağırmadan
İtiraz etmeden ölüme
Onlar belki haykırdılar ve ağladılar
Zehirli kir içinde
Pislik kokuyor
Eskimiş
Çürümüş
Küf tutmuş
Yosunlaşmış
Bütün maharetlerimi koymuşken ortaya
Tam da sevme sırası sendeyken
Sevinçleri topladın
Ve ağıtlarımı bana bıraktın
Bu taşan deniz gözyaşım
Bu nehir ağıtlarım
Delikanlım
Sen şiirlerini yaz
Sen şarkılarını söyle
Sen kitaplarını oku
Sen resimlerini çiz
Sana bir gün bunlar kalacak
Bu para annem etmez
Annem pahalı
Annem olmaya güç yetmez
Yazdığın şiirler annemi anlatmaz
Canım benim ne işin var
Bu sıcakla gözyaşımı kurutamazsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!