(dağlarda “mem u zin” idiler./ koyaklarda destan, dargeçitlerde hılbéste, zozanda türküydüler/ parçalandılar, asimile edildiler/ ve direnmenin bedelini ölümler ile ödediler.// tanrısal merkezlere koydular güçlüler kendilerini/ ve aynılaştıramadığı bahçelere “öteki” dediler./ kafatası avcılığı, türcülük ve inatçı bir istilâcılık; onurlu insanın giymeyeceği bir kirli çul,/ hiçbir ülke, mutlu bir evden daha iyi değildir Oğul! ..)
-I-
çay tadındaki gecenin yarıları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



