Öğrendim Susmayı Şiiri - Sadık Kocabaş

Sadık Kocabaş
653

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Öğrendim Susmayı

Nefsimin atını bağladım taşa,
Bakmadım gözümden dökülen yaşa.
Ne gelse "Eyvallah" dedik bu başa,
Mürşit kapısında öğrendim susmayı.

Kimi zehir sundu, bal niyetine,
Kimi ortak oldu el gıybetine.
Düştüm de aşkın o mahşer çetine,
Yanarken narlarda öğrendim susmayı.

Deryalar coşsa da bendimi aşmam,
Erenler izinden bir zerre şaşmam.
Cahilin ardında beyhude koşmam,
Edep pazarında öğrendim susmayı.

Dilim bir bıçaktı, kınını buldu,
Gönül bir saraydı, nur ile doldu.
Benliğim o yolda sarardı soldu,
Toprak olduğumda öğrendim susmayı.

Kem nazar eyleyen baksın aynaya,
Biz gönül vermişiz baki dünyaya.
Bin cefalar çekip geldim bu aya,
Zamanın içinde öğrendim susmayı.

Söz gümüşse sükut altınmış meğer,
Sessizlik her türlü kelama değer.
Hakikat yükünü taşırsan eğer,
Yükün altında ben öğrendim susmayı.

Arifler meclisi sessiz bir umman,
Sırrı saklamayan bulamaz derman.
Gökten inince o beklenen ferman,
Diz çöküp önünde öğrendim susmayı.

Vurdum prangayı hırsa, garaza,
Çıkmadım kimseden bir gün maraza.
Yüreğim dönse de buzlu ayaza,
Ateşi yutarak öğrendim susmayı.

Çile tezgâhında dokundu canım,
Yolun toprağına karıştı kanım.
Sükut hırkasıdır artık her yanım,
Libas giyer gibi öğrendim susmayı.

Boş laf edenlerin defteri dürülsün,
Gönül gözü körse, nasıl görülsün?
Yalanın üstüne perdeler gerilsin,
Gerçeği sezince öğrendim susmayı.

Mansur gibi dara çekseler beni,
Ateşlere atıp yaksalar teni.
Eski ben öldü de buldum bu yeni,
Külde dirilince öğrendim susmayı.

Dertli dertli çalar sazdaki telim,
Hak'tan gayrısına uzanmaz elim.
Kalemsiz Şair der; büküldü belim,
Meydan-ı aşkta ben öğrendim susmayı.

Sadık Kocabaş
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 20:29:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!