Sen yıkılmaz dağlarımın doruklarındasın oğlum
Bir kartal gibi yuvalan
Korkma...
Sen zırhınla doğdun kurşun işlemez sana
Ancak korkaklar siper yapar taşları, ağaçları
Ancak namertler sıkar kurşunu pusudan
Sen bir kartal gibi düşmanın üzerine atla
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ah ah hocam ne yaptınız siz yine paramparça ettiniz yüreğimi...nasıl mısralar bunlar...çok canım yandı çok...allah evladınızı size bağışlasın...allah herkesin yavrusunu anasına babasına bağışlasın...allahım askerlerimizi korusun....sonsuz saygılarımla...yorum yapamıyorum innanın...çok etkilendim sadece...
bu şiir bana yazıldığını ve babamla bir arkadaşının ortaklaşa yazdıklarını BABAMIN ARKADAŞININ HER ZAMAN SAĞ VE SAĞLAM DÖNMEM İÇİN DUA ETTİĞİNİ biliyorum.
inanın ben onların bana VERDİKLERİ NASİHATLrı fazlasıyla ve gururla yerine getirdim. onları utandırmadığımdan gururluyum. ayrıca babamın arkaDAŞINA EN İÇTEN SEVGİLERİMİ, SAYGILARIMI GÖNDERİYORUM.
RTN
Sen vatan sevgisinde hayal değil
Silahının ucundaki mermi gibi gerçeksin
Biz ne pusuda yatan itlerdeniz
Ne de vatanına ihanet edenlerdeniz
Biz bu vatan için,
Bir değil, bin kere ölenlerdeniz
Yüreğinize sağlık,,, çok eziyetler çekmişsiniz, ne mutlu size ki, kendi öz yurdunuzdasınız.... Kucaklıyoruz sizi ve tüm sevdiklerinizi.. Sizler de, bizden birilerisiniz.. Asker yetiştirmişsiniz, ne mutlu size... Sevgiyle kalınız..
Hayat hikayesinden isyana dair bölümler, zamana olan isyan, ve asker oğula öğütler...
Öncelikle Rabbim kavuştursun diyorum.
Şiir duygulandırdı beni. Bir babanın yüreğine çöreklenen acılardan, isyanlardan fışkırıyordu bu dizeler ve oğula olan özleminden...
Ama...
Şiirde bir tek dize duraklattı ve düşündürdü beni...
'İnanma kardeş falan edebiyatına' ... diyordu dize...
Bense diyorum ki;
Sen-Ben-O... yok. BİZ varız...
Ve ÖNCE VATAN var...
Saygılarımla
Allah kavuştursun....
Evet sevgi kişinin önce kendisine sonra da yakınlarına yeter....iyi niyet güzel düşünce insanı insan yapan özelliklerdir...
Yaşam çok kısa ve de zorluklarla dolu....ama ÜMİTLERİMİZ hiç bitmezse yarınlara aydınlık çıkılacaktır....
Saygılar.
tek kelimeyle harika .....çok duygusal aynı zamanda duyarlı bir şiir ......kaleminiz daim olsun ....askerimizi tanrı korusun
müzeyyen başkır
_Tek kelimeyle muhteşemdi..Şair dostumuz İshak Özlü söylenebilecek en içten sözleri söylemiş,katılmamak ne mümkün..Yüreğinize kaleminize sağlık..
Sevgili üstadım,
Şiirin her dizesinde ayrı bir tarih sayfası,ayrı bir yiğitlik,ayrı bir ders var.Yaşanmışlıklar kaleminizden yarınlara nasihat olarak kalır inşaallah.Okudukça ne günler geçirdiğinizi anlamaya çalışıyorum ama yaşamayan nereden anlasın ki,Asker wevladımıza verdiğiniz öğütler hepimizin evlatlarınadır...Böyle yiğit bir babanın sözleri yabana atılır cinsten değil.Kalemin daim olsun sevgili dost yürek.Selam ve sevgilerimle.Yiğidimizede hayırlı teskereler diliyorum.
Atla taştan taşa
Bir kartal gibi süzül
Silahın nefesin, silahın sesin olsun
Şahlana şahlana doruklarda
TAM 10 PUAN
KALEMİNİZ DAİM OLSUN
Ahmet Ayaz
HER TÜRLÜ TAKDİRİN ÜZERİNDE BİR ŞİİR.
TEBRİKLER ŞAİR.
SELAM VE DUA İLE.
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta