Tek sırdaşın sırrını saklayan yakut gibi ben olmalıyım.Değerli taşların adresini soran güzelliğin ve güzel dünyanken oğlum bak git diyemezsin ki.Kaldı ki oğul yapmış bu sevdaya nasıl git diyebilirsin ki…
Kırmızı güller kızıl düşlerimizde yeşerir. Kırmızı bir dünyanın ortasındayız. Nüansların en ince cizgisinde çiziliyor dünyamız.
Sevi güvercinlerin gagasında unutulmayacak güncelerimizin cümleleri var.
-Sakın taş atma, sakın git deme.
Yakılmış yakarışların arayış uçurumlarındayım.Fırçasını uzaklarına alıştırmış gelişlerin tuval gölgesiyim.Gözlerimde çizilmişliğin,dudaklarımda içilmişliğin durmuş.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Tebrik ederim kaleminize yüreğinize sağlık..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta